Edep Yahu..!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Edep Yahu..!

Mesaj tarafından momobjk Bir Ptsi 20 Nis. 2009, 01:12





Bir baba çocuğun elinden tutmuş, alim bir şahsa getirmiş. Demiş ki: "Hocam bu
çocuk terbiyeli, bilgili ve görgülüdür. Lütfen bunu talebeliğe kabul ediniz."
Hoca, hemen ayağa kalkmış. Çocuğun karşısına geçmiş demiş ki: "Lütfen siz bizi
talebeliğe kabul ediniz."
Çocuğun babası şaşırmış. "Nasıl olur hocam?" demiş.
Hoca:
"Evladım, yıllarca tahsil yaparız ki, edep, terbiye ve ilim öğrenelim diye.
Mademki bu çocuk bu meziyetlere sahiptir, en yüksek tahsilden alacağını almış.
Artık o bize talebe olmasın da biz ona talebe olalım." demiş.

Mehmet Akif Ersoy şöyle diyor:

"Göster ilahî bu millet kurtulur.
Tek mucize gaip hazinenden
Bir utanma hissi ver bize."

Eskiden tekkelerde bir levha vardı. Üzerinde "Edep ya hu!" diye yazılı idi.
Tarikata giren herkese derlerdi ki: "Evvelâ edep, sonra ilim"

Edep, öğretilmez, öğrenilir. Meselâ, çocuğa desen ki, "Edepli ol!", çocuk bir
şey anlamaz.
Fakat ebeveyn yemesinde, içmesinde, giyinmesinde edepli olursa, çocukları da
edepli olur.

Bir mecliste otururken, yaşlı, ilim sahibi bir adam geldi. Kalktık, kendisine
yer gösterdik ve yerlerimize oturduk. Biraz sonra, bir genç geldi. O yaşlı ve
alim adam, hemen ayağa kalktı. "Buyurun efendim." dedi.
Biz hayretler içinde ona bakarken o yerine oturdu. "İnsana hürmet etmek lazım."
dedi. Gelen çocuk da olsa, o bir insandır. Bu çocuk ilerde çok büyük bir adam
olabilir. Biz onu bugün çocuk görsek de, o geleceğin büyüğüdür.

Nefse yüz vermemek lazım. Hürmet etmek hoşumuza gitmese de, hürmet etmek lazım
ki, hürmet görelim. Saygı ve hürmet, çok felaketleri önler.

Bir gün Said Nursî Hz., köy yolunda ilerlerken, bakıyor ki, yandaki bahçede içki
içiyorlar. Onları görmezlikten gelip, yoluna devam ederken, sarhoşlardan biri
koşup geliyor. "Hocam çok büyük hata ettik. Dua et de bir daha içmeyeyim."
diyor. O da dua ediyor. Sadece o adam değil, o mecliste oturanların hepsi, "Yahu
hocaefendiye ayıp oldu." demişler. Hepsi içkiyi bırakmış.

İnsan önce Allah’a karşı edepli olmalıdır. İnsanlar kendilerini insanlara
beğendirmek isterler. Halbuki, her Müslüman kendisini Allah’a
beğendirmelidir. Şunu da belirtelim ki, bir insanda utanma duygusu varsa, yüzü
kızarır. Utanma duygusu yoksa, ne yaparlarsa yapsınlar yüzü kızarmaz.

Edep ve utanma, sadece insanlarda vardır.
Başka türler, bu gibi meziyetlerden yoksundurlar.

Hekimoglu İsmail..

momobjk
momobjk
LEVEL 2

Erkek
Yaş : 29
Şuku : 6
Mesajlar : 70
Konum : Fransa
Entry Puanı : 3769
Kayıt Tarihi : 18/04/09

Uyarı yok

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Edep Yahu..!

Mesaj tarafından momobjk Bir Ptsi 20 Nis. 2009, 01:13

Edep bir tac imiş Nur-u Hüda’dan





Giy ol tacı, emin ol her beladan
Mevlâna Celaleddin Rumî ks Hazretleri, Mesnevî’sinde şöyle diyor:

“Allah’tan edebe muvaffak olmayı dileyelim Edebi olmayan kimse Allah’ın lütfundan mahrumdur
Edebi olmayan yalnız kendine kötülük etmiş olmaz Belki bütün dünyayı ateşe vermiş olur
Nasıl mı? Şu misali dinle: Alışverişsiz, dedikodusuz ilâhi sofra gökten iniyordu

Musa as kavmi içinde birkaç kişi terbiyesizce, “hani sarmısak, mercimek?” dediler
Ondan sonra gökyüzünün sofrası, ekmeği kesildi Ekme, bel belleme, orak sallama kaldı
Sonra İsa as şefaat edince Hak, yemek sofrası ve tabaklarla ganimetler gönderdi
Yine küstahlar edebi terkederek sofradan yemek artığını aşırdılar
İsa bunlara yalvardı: “Bu devamlıdır, yeryüzünden kalkmaz
Bir ulu kişinin sofrası başında kötü zanna düşmek ve harislik etmek küfürdür” dedi
O rahmet kapısı, hırslarından dolayı bu görgüsüz dilencilerin yüzlerine kapandı
İşte, zekât verilmeyince yağmur bulutu gelmez, zinadan dolayı da etrafa nice musibet yayılır
İçine kasavetten, sıkıntıdan ne gelirse korkusuzluktan ve küstahlıktan gelir
Kim dost yolunda pervasızlık ederse, erlerin yolunu vurucudur; namert odur
Edepten dolayı bu felek nura gark olmuştur Yine edepten dolayı melekler masum ve tertemiz olmuşlardır
Bir melek olan Azazil de, yine küstahlık yüzünden kapıdan sürülmüştür”


Edep, nefsini tanıyıp haddini bilmektir
Edep, kul olduğunu anlayıp Yüce Mevlâ’ya yönelmektir
Edep, kibri kırıp tavazuya sarılmaktır
Edep, fani dünyayı tanıyıp boş davaları bırakmaktır
Edep, Cenab-ı Hakk’ın ve varlıkların haklarını güzel korumaktır
Edep, hayalı ve vefalı olmaktır
Edep, pişman olunacak şeyleri yapmamaktır

Kısaca edep, güzel ahlâktır

Güzel ahlâk ise, içiyle dışıyla doğru olmak ve bu doğruluk üzere yaşamaktır Buna denge ve istikamet denir
Dengeli olmak, devamlı aynı güzel hâli korumaktır Acı tatlı bütün hallerde istikametini bozmayan, dost ve düşmana karşı dürüstlükten ayrılmayan kimse dengeli insandır Denge, insandaki akıl seviyesini gösterir
Velilerden Seriy es-Sakatî ks der ki: “Edep, aklın tercümanıdır” Bunun manası şudur: Herkes aklı kadar edepli olur Edebi kıt, ahlâkı bozuk olana hakiki manada akıllı denmez.

momobjk
momobjk
LEVEL 2

Erkek
Yaş : 29
Şuku : 6
Mesajlar : 70
Konum : Fransa
Entry Puanı : 3769
Kayıt Tarihi : 18/04/09

Uyarı yok

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz