BLUE TRANCE FM
HOŞGELDİN
Ops Bir Dakika!

Siz yenisiniz galiba buralarda yanılıyormuyum, yeniler sitemizin tüm özelliklerinden yararlana bilmek için aşağıdaki kayıt butonundan ücretsiz üye oluyorlar, sizde kayıt olarak bize katılmak istemezmisiniz ?

Bize Katılın

Merhaba yeni gelen arkadaş burası siteye giriş kapısıdır

Yeniler sitemizin tüm özelliklerinden yararlanmak için ücretsiz üye oluyorlar sizde üye olmak istemezmisiniz ?

Kimler hatta?
Toplam 9 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 9 Misafir

Yok

[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 991 kişi C.tesi 17 Mart 2012, 20:33 tarihinde online oldu.
Bağlantılar

 ARGE
------------------------------
 Transformice
------------------------------
 BeGone
------------------------------
 Güzel Sözler
------------------------------
 Rap arşivi
------------------------------
 Atari Salonu oyunları
------------------------------
 Seçilmiş videolar
------------------------------
 [Closed]
------------------------------
 Sagopa Kajmer
------------------------------
 VEGAConflict
------------------------------
 İnternetten para kazanmak
------------------------------
 İstanbul Mobese
En son konular
» WebMaster Kimdir? Web Designer Kimdir? Web Coder Kimdir?
tarafından DXG Cuma 20 Ocak 2017, 20:48

» PHP 5 Örneği
tarafından DXG Ptsi 26 Ara. 2016, 04:01

» jQuery Örnegi
tarafından DXG Ptsi 26 Ara. 2016, 03:40

» JavaScript Örneği
tarafından DXG Ptsi 26 Ara. 2016, 03:19

» CSS Örneği
tarafından DXG Ptsi 26 Ara. 2016, 03:15

» HTML Örneği
tarafından DXG Ptsi 26 Ara. 2016, 03:13

Bizi sosyal medya da takip edin


Vizyondaki Filmler

Güncel Haberler

SPOR HABERLERİ

Anket

Sitemizin yeni şeklini nasıl buldunuz?

100% 100% [ 1 ]
0% 0% [ 0 ]
0% 0% [ 0 ]
0% 0% [ 0 ]
0% 0% [ 0 ]

Toplam Oylar : 1

Gündem
1
2#1
3
4

Discover : #Bluetrancefm | #Forum | #Blog


Sosyal yer imi

Sosyal yer imi Digg  Sosyal yer imi Delicious  Sosyal yer imi Reddit  Sosyal yer imi Stumbleupon  Sosyal yer imi Slashdot  Sosyal yer imi Yahoo  Sosyal yer imi Google  Sosyal yer imi Blinklist  Sosyal yer imi Blogmarks  Sosyal yer imi Technorati  

Hızlı Bookmark ekleme kodunuz

Sosyal bookmarking sitesinde BLUE TRANCE FM adresi saklayın ve paylaşın

RSS akısı


Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 


Anahtar-kelime

 1  ۼ  у  Ж  

CANLI BORSA

Güzel Sözler

Yapay zekâ

C.tesi 17 Mayıs 2014, 02:06 tarafından DXG

İnsanın düşünme yöntemlerini analiz ederek bunların benzeri yapay yönergeleri geliştirmeye çalışmaktır.
 
Bir bakış açısına göre, programlanmış bir bilgisayarın düşünme girişimi gibi görünse de bu tanımlar günümüzde hızla değişmekte, öğrenebilen ve gelecekte insan zekâsından bağımsız gelişebilecek bir yapay zekâ kavramına doğru yeni yönelimler oluşmaktadır.Bu yönelim, insanın evreni ve doğayı anlama çabasında kendisine yardımcı olabilecek belki de kendisinden daha zeki, insan ötesi varlıklar meydana getirme düşünün bir ürünüdür.Bu düş, 1920 li yıllarda yazılan ve sonraları Isaac Asimov'u etkileyen modern bilim kurgu edebiyatının öncü yazarlarından Karel Čapek'in eserlerinde dışa vurmuştur. Karel Čapek, R.U.R adlı tiyatro oyununda yapay zekâya sahip robotlar ile insanlığın ortak toplumsal sorunlarını ele alarak 1920 yılında yapay zekânın insan aklından bağımsız gelişebileceğini öngörmüştü.

Yorum: 0

Yapay Zekânın Gücü

C.tesi 17 Mayıs 2014, 02:04 tarafından DXG

Bilişim uzmanları, bir insanın hepsi aynı anda paralel olarak çalışan 100 milyar nöron bağlantısının toplam hesap gücünün alt sınırı olan saniyede 10 katrilyon (1.000.000.000.000.000 = ) hesap düzeyine 2025'te erişeceğini düşünüyorlar.
Beynin bellek kapasitesine gelince,100 trilyon bağlantının her birine 10.000 bit bilgi depolama gereksinimi tanınırsa, toplam kapasite 10^18 düzeyine çıkıyor. 2020 ye gelindiğinde insan beyninin işlevselliğine erişmiş bir bilgisayarın fiyatının 1000 dolar olacağı tahmin ediliyor. 2030'da 1000 dolarlık bir bilgisayarın bellek kapasitesi 1000 insanın belleğine eşit olacak. 2050'de ise yine 1000 dolara, dünyadaki tüm insanların beyin gücünden daha fazlasını satın alabileceksiniz.

Yorum: 0

Gelecekte yapay zekâ

C.tesi 17 Mayıs 2014, 02:02 tarafından DXG

Gelecekte yapay zekâ araştırmalarındaki tüm alanların birleşeceğini öngörmek zor değildir.Sibernetik bir yaklaşımla modellenmiş bir Yapay Beyin, Sembolik bir yaklaşımla insan aklına benzetilmiş bilişsel süreçler ve Yapay Bilinç sistemi, insan aklı kadar esnek ve duyguları olan bir İrade ( Karar alma yetisi ), Uzman sistemler kadar yetkin bir bilgi birikimi ve rasyonel yaklaşım.Bunların dengeli bir karışımı sayesinde Yapay Zekâ, gelecekte insan zekâsına bir alternatif oluşturabilir.
Bilginin hesaplanması matematiksel gelişme ile mümkün olabilir. Çok yüksek döngü gerektiren NP problemlerin çözümü, Satranç oyununda en iyi hamleyi hesaplamak veya görüntü çözümleme işlemlerinde bilgiyi saymak yerine hesaplamak süreti ile sonuca ulaşılabilir.
Yeni matematik kuantum parçacık davranışlarını açıklayacağı gibi kuantum bilgisayarın yapılmasına olanak verir .

Yorum: 0

Sibernetik yapay zekâ

C.tesi 17 Mayıs 2014, 02:01 tarafından DXG

Yapay Sinir Ağları çalışmalarının dahil olduğu Sibernetik cephede de durum aynıydı. Zeki davranışı benzeşimlendirmek için bu çalışmalarda kullanılan temel yapılardaki bazı önemli yetersizliklerin ortaya konmasıyla birçok araştırmacılar çalışmalarını durdurdular. Buna en temel örnek, Yapay Sinir Ağları konusundaki çalışmaların Minsky ve Papert'in 1969'da yayınlanan Perceptrons adlı kitaplarında tek katmanlı algaçların bazı basit problemleri çözemeyeceğini gösterip aynı kısırlığın çok katmanlı algaçlarda da beklenilmesi gerektiğini söylemeleri ile bıçakla kesilmiş gibi durmasıdır.
Sibernetik akımın uğradığı başarısızlığın temel sebebi de benzer şekilde Yapay Sinir Ağının tek katmanlı görevi başarması fakat bu görevle ilgili vargıların veya sonuçların bir yargıya dönüşerek diğer kavramlar ile bir ilişki kurulamamasından kaynaklanmaktadır.Bu durum aynı zamanda semantik süreçlerin de benzeşimlendirilememesi gerçeğini doğurdu.

Yorum: 0

Sembolik yapay zekâ

C.tesi 17 Mayıs 2014, 01:58 tarafından DXG

Simon'ın sembolik yaklaşımından sonraki yıllarda mantık temelli çalışmalar egemen olmuş ve programların başarımlarını göstermek için bir takım yapay sorunlar ve dünyalar kullanılmıştır.Daha sonraları bu sorunlar gerçek yaşamı hiçbir şekilde temsil etmeyen oyuncak dünyalar olmakla suçlanmış ve yapay zekânın yalnızca bu alanlarda başarılı olabileceği ve gerçek yaşamdaki sorunların çözümüne ölçeklenemeyeceği ileri sürülmüştür.
 
Geliştirilen programların gerçek sorunlarla karşılaşıldığında çok kötü bir başarım göstermesinin ardındaki temel neden, bu programların yalnızca sentaktik süreçleri benzeşimlendirerek, anlam çıkarma, bağlantı kurma ve fikir yürütme gibi süreçler konusunda başarısız olmasıydı.Bu dönemin en ünlü programlarından Weizenbaum tarafından geliştirilen Eliza, karşısındaki ile sohbet edebiliyor gibi görünmesine karşın, yalnızca karşısındaki insanın cümleleri üzerinde bazı işlemler yapıyordu.İlk makine çevirisi çalışmaları sırasında benzeri yaklaşımlar kullanılıp çok gülünç çevirilerle karşılaşılınca bu çalışmaların desteklenmesi durdurulmuştu.Bu yetersizlikler aslında insan beynindeki semantik süreçlerin yeterince incelenmemesinden kaynaklanmaktaydı.

Yorum: 0

Akıllılar delirmez mi dedin?

Perş. 17 Nis. 2014, 17:08 tarafından DXG

>> Salaklar delirmez mi dedin?

<< Anladık bu yazma işi sallanan koltuk oldu salla gitsin durumu, fakat yazmazsam delireceğim feryadının çınlamaları hiç gitmiyor kulaklarımdan

>> Yaz gitsin, salla gitsin,

<< Yorum yazmaya başla, bayağı kafa bir olay, harbiden yorum işi; memleket meselelilerine kısa yoldan ahkâm kesme işi olmuş

<< Yorum yazma işi, emekli işi, hani kadrolu yorumcu olursun haber kanallarında(!) sallarsın tamam, aynen maaşın vardır cukkaya atarsın

>> Senin bu elli yaş sendromun ne olacak? Artık sen de yorumcu olursun

<< Oldum zaten, olmasına ama ciddiye alıp tartışanlar oluyor o zaman kıl oluyorum, kendi sallamalarımı savunmak zorunda kalıyorum, insan yamuk da olsa kendi yaptığı için kendi yamuklarını bile silemiyor, nasıl genetik mirastır bilinmez böyle acayip bir durum

>> Hani silmiştin

<< Diplerden bir yerden yine çıkıyor, miras işi g.t işi, silinmeyen tek şey genetik miras, ecdadının yediği hurmalar gelir g.tünü tırmalar,

>> Bundan kaçamazsın, en iyisi son olmak senden sonrası olmamak

<< Zaten yok ulan senden sonrası yok

>> Hani var diyordun, hani aşkımız ölmez diyordun

<< Gömdüm seni kalbime gömdüm

>> Neyse açıldın, kafan dağıldı, rahatladın, kalk gidelim Reşat ustanın bol soğanlı salatasını yemeye gidelim

<< Oğlum o salataya da başlayacağım, geçen gece yarısı çi.im gelmiş kalktım, o da ne ulan dedim eve pencereden biber gazı mı girdi oha be dedim ve yattım, sabah aklıma geldi Reşat’ın bol soğanlı salatasını yemiştik, ondanmış,

<< Soğan iyidir, bu milleti ayakta soğan tutuyor o da olmazsa, patates de olmazsa nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa,

Yorum: 0

Ömer Köroglu İki Arkadaş

Perş. 17 Nis. 2014, 14:54 tarafından DXG

Bir tanesi çok kurnaz, atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdir. Bir gün kurnaz olan arkadaş, diğer arkadasın yanına giderek islerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla islerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nisanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez. Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nisanlısını arkadaşına verir. Zaman içinde Saf olanın isleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir( ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek) arkadaşının is yerine gider ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona is vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz.

Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaslı bir adam yaklaşır fakir olduğu için ilaç alamamağını söyler. Bizimki yaslı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır evine Gömlekürüp dinlendirir oturup sohbet ederler bir süre. Ve kısa bir süre sonra yaslı adamın öldüğünü duyar. Yaslı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır. Saf adam artik zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun is yerinin karsısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaslı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnini doyurur, Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; Kendisinin de yalnız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yasayalım, sen evin islerini ve yemekleri yaparsın der, yaslı kadın hiç düşünmeden kabul eder.

Bir süre sonra yaslı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler, Bizimki böyle bir kızı nasıl bulacağını, tanıdığı olmadığını söyler. Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir. Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek isteğiyle mikrofonu alır ve baslar yasadıklarını anlatmaya;

”Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün isleri bozulunca benden borç para istedi, elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nisanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. İçim kan ağlayarak onu da kendisine verdim. Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. İslerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. O bana is vermedi. Çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum Çünkü biz gerçek dosttuk.” Bu konumsa üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz ve mikrofonu eline alır baslar konuşmaya;

“Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İslerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nisanlısını istedim, üzülerek nisanlısını da verdi. Nisanlısını istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı .(Hayat kadınıydı )Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım. İsleri bozulduğunda gelip benden is istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden is vermedim. Günün birinde karsılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek özereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın ise; benim annemdi. Ona bakıp iyi yasamasını sağlamak için gönderdim. Ve şu anda evlenmekte olduğu kişi de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. ”

Yorum: 0

Erkek düşünür - Kız düşünür

Perş. 17 Nis. 2014, 14:51 tarafından DXG

Erkek düşünür;


Hayatımda hiç sevmedim. Bütün ilişkilerimi basit kızlarla yaşadım.. Her geçen gün aşka bir adım daha uzaklaştım karşıma çıkıcak bütün insanları aynı sandım. Bigün mutlaka bitecek düşüncesiyle başladım onunla olan ilişkime. Ama yanıldım hemde çok yanıldım.. Onuda onlar gibi sandım ona çok büyük haksızlık yaptım. Her sözüm her davranışım bitirdi onu farkına varamadım. İstemeden üzdüm onu farklı olduğunu anlayamadım.. Elini tuttuğum zaman anladım masum olduğunu daha önce bir çok ele değdi elim hiç biri titremedi çünkü o eller alışkındılar başka ele değmeye.. Ama o farklıydı gözlerime bakarken parlardı gözleri elimi tutarken titrerdi elleri sarıldığımda bayılıcak diye korkardım hep.. Anlamadım onun farklı olduğunu belki de sözlerim yaraladı onu. Hiç gitmez sanarken bigün bitti diye geldi yanıma.. Onunla olmak güzeldi kendimi 'ilk' i hissetmek çok güzeldi ben onun için bir ilktim belki ama o benim için değildi.. Niye gittiğini anlamadım herşey çok güzeldi güzel vakit geçirir eğlenirdik.. Arkadaşlara anlatır gülerdik. Bigün onu anlatıp güldüğüm arkadaşlarım sordular 'seninki nasıl' diye 'sizene' dedim sinirlendim yumruğumu sıktım işte o an anladım bende onu sevdim belki de ben onu onun beni sevdiğinden daha çok sevdim.. Hiç gitmeseydi hep kalsaydı keşke. Şimdi ben ona dön desem biliyorum dönmez hani dedim ya o farklıydı diye hemde çok farklıydı bana 'ne kadar aşık olursa olsun gururunun aşkın önüne geçiceğini' hep söylerdi ilk başta umursamazdım ama bigün bu sözünü düşünüp gözlerimin dolacağı hiç aklıma gelmezdi.

Kız düşünür;

İlk defa aşık oldum birine.. Onun yanında dünyanın en mutlu insanı olduğumu hissederdim. Elimi tutmak isterdi hep gözlerimin içine bakardı çok utanırdım. Bazen konuşmalarına çok kızardım davranışları sözleri beni çok üzerdi ama ona söyleyemezdim onun yanında dilim tutulur konuşamazdım kalbimin sesi konuşmama hep engel olurdu. Sürekli sarılırdı, bana dokunduğunda huzur bulduğunu zannederdim.. Taa ki bu güne kadar çok düşündüm kendimi kandırmamam gerektiğini anladım ben onun vakit geçirdiği sıradan bi insanım o ise benim en güzel geçirdiğim zamanım. Bana hiç beni sevdiğini hissettirmedi bense ona onun için ölebilceğimi hissettirdim belki de bu yüzden kaybettim.

Yorum: 0

KANTO - Garson

Perş. 17 Nis. 2014, 14:50 tarafından DXG

Ben nerde bir çift göz gördümse
Tuttum onu güzelce sana tamamladım
Sen binlerce yaşayasın diye yaptım bunu
Bir bunun için yaptım

-Garson bira getir
Garsonun adı Barba

Ben nereye gittimse bütün zulumlardı
Bütün açlıklardı kavgalardı gördüğüm
Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu
Namussuz bir çağ bu biliyorsun

-Garson rakı getir
Garsonun adı Hakkı

Sen belki de bir resimsin ne haber
Kırmızı bir Beykoz'un yanında duruyorsun
Yapan bir de ağaç yapmış yanına
Dallarına konsun diye kelimelerin

-Garson şarap getir
Garsonun hali harap

Yorum: 0

Forrest Gump

Perş. 17 Nis. 2014, 14:47 tarafından DXG

Konusu

Forrest Gump, zeka seviyesi 75 olan bir erkeğin hayatını ele alıyor. Zeka seviyesi nedeni ile devlet okullarına girmekte bile zorlanan Forrest Gump zamanla oldukça çetin başarılara imza atar. Her ne kadar zeka seviyesi düşük olsa da fiziksel olarak son derece sağlam olan Forrest Gump, zamanla gelişen olaylar zincirinde bizi hayal edemeyeceğimiz bir dünyaya Gömlekürüyor. Zemeckis(Filmin Yönetmeni) hikâyeyi yakın Amerikan tarihindeki birçok olay ve fenomenle(Elvis Presley'den Watergate Skandalına kadar)ustalıkla ilişkilendiriyor.

Oyuncular ve yapımcı

Filmin yönetmeni Robert Zemeckis olup, Winston Groom, Eric Roth gibi isimler tarafından yazılmıştır. Başroller: Forrest Gump rolünde: Tom Hanks, Forrest Gump'un kız arkadaşı rolünde Robin Wright Penn.

Filmden Alıntı

Koş Forrest Koş (Ayrıca Dövüş Kulübü filminde de benzetme olarak kullanıldı. Supernatural adlı dizinin 4. sezonunun 8. bölümündede Dean bu replige gönderme yapmıştır. )

Sadece aptalca davrananlar aptaldır.
Annem daima söylerdi, "Hayat bir kutu çikolata gibidir, içinden ne çıkacağını asla bilemezsin."

Bize, Vietnam'in Amerika'dan çok farklı olacağı söylenmişti.Bira kutuları ve ızgaralar dışında öyleydi de.

Neden ölüyorsun anne?
Vaktim doldu, sıram geldi,
Ah hayır.
Sakın korkma bitanem ölüm de hayatın bir parçası.

Jenny: "hey, forrest, Vietnam'da korkmuş muydun?"
Forrest: "Evet. şey, bilemiyorum. Bazen yağmur, yıldızların çıkmasına izin verecek kadar duruyordu. O zaman güzel oluyordu. Çölde günbatımının hemen öncesine benziyordu. Suda milyonlarca yakamoz olurdu. Tıpkı o dağ gölü gibi. Çok berraktı Jenny, sanki üstüste iki gökyüzü varmış gibi duruyordu. Sonra çölde, güneş doğduğu zaman, göğün nerede bitip, yeryüzünün nerede başladığını kestiremezdim. Çok güzeldi."

Jenny: "Keşke oralarda seninle birlikte olabilseydim."
Forrest: "Benimleydin."
Jenny: "Seni seviyorum."

Yorum: 0